Ana içeriğe atla

Lavaredo Ultra Trail 2018

 Cortina D'ampezzo İtalya'nın kuzeyinde Venedik havalimanından Atvo otobüslerle 2,5 saatte kolaylıkla ulaşabileceğiniz masalsı küçücük bir kasaba. Bu küçük kasaba ultra maraton koşmak için ise çok çok büyük...
Cortina Üç yarışa ev sahipliği yapıyor: Cortina Skyrace 20km +1000mt irtifa kazancı - Cortina Trail 48km +2600mt irtifa kazancı ve benim katıldığım Lavaredo Ultra Trail 120km +5800mt irtifa kazancı.

HAZIRLIK AŞAMASI
22 Haziran gecesi başlayacak zorlu yarış için çok pratik bir hazırlık süreci bulmuştum; İznik ultra 2018! Ocak ayı ile birlikte 140 km.lik İznik ultra için çalışmalara başladım böylece hedef yarışımın baskısından kurtulmuş ve müthiş bir hazırlık yarışı yapmış olacaktım. Spor salonunda kuvvet çalışmaları, arazide uzun koşular, yol antrenmanları derken İznik ultra yarışı çok çabuk geldi. Yarış başlayıp bittiğinde ben de bitmiştim, planlarımın aksine çok zorlanmış, zaman sınırına yarım saat kala bitirebilmiştim mücadeleyi...

İznik'ten sonraki bir haftayı hiçbir şey düşünmeden sadece dinlenerek geçirdim. Üzerimdeki stresden kurtulduğumda ise yeni bir plan yapmalıydım, artık bir yarışı daha bu şekilde zorlanarak tamamlamak istemiyordum, bir çözüm bulmalıydım. Dayanıklılık antrenmanı tamamlanmıştı, çok uzun koşu da tamamdı o zaman geriye yaratabileceğim tek bir farklılık kalıyordu: kilo vermek...

LAVAREDO HAZIRLIK 2. BÖLÜM
Düşük karbonhidrat içeren bir beslenmeye geçecektim ama nasıl? Kahvaltılarımı her zamanki yapmaya karar verdim. Peynir, yumurta, tereyağ, zeytin ve 2 dilim ekmek ardından pilavsız, bulgursuz, makarnasız, ekmeksiz özellikle şeker ve şeker içeren gıda ve içeceklerin olmadığı öğünler, öğün araları için ise az miktarda çiğ kuruyemişler. Öğünlerimi yerken serbest olanları bol bol tüketmeye çalışıyordum, protein ve yeşil sebzelere hücum! Buna rağmen 20 gün gibi bir süre karbonhidrat yoksunluğu çektim koşu tempolarım düşüyordu fakat dayanmalıydım ben mücadele ettikçe hafiflemeye başlıyor kendimi daha iyi hissediyordum. Beslenme sistemine alıştıktan sonra sadece yorucu idmanlarımda jel yada protein barları kullandım gün içinde ise düşük karbonhidrat beslenmeye devam ettim. İznik ultra ile Lavaredo arasında sadece 2 ay vardı ve ben bu süreyi hafifleyerek, kuvvet çalışarak ve 3-4 uzun koşu ile geçirdim yarış günü geldiğinde ise kafa olarak çok huzurlu ve sağlıklı 5 kilo kaybetmiş bir Alp vardı başlangıç çizgisinde...

LAVAREDO ULTRA TRAIL 2018
Yarış planlamamı kontrol noktaları ve bu noktaların zaman sınırlarına göre yaptım, bütün belirlenmiş zaman sınırlarının altına  kendi ulaşmayı düşündüğüm tahmini sürelerin olduğu bir kart hazırladım böylece yarışı kendim yönetebilecektim.
Bu şekilde elimde yedi parçaya ayrılmış bir ultra vardı, artık tek yapmam gereken koşmaktı...

1 / FEDERAVECCHIA 33 KM. +1600 MT.
Cortina'dan 1600 kişi alkışlar eşliğinde gecenin karanlığına koşmaya başladık, koşucular yollara fazla geldikçe arkada başladığıma pişman oluyor, aralarından sıyrılmanın planlarını yapıyordum. 3.kilometrede patikaya bağlandığımızda, yol iyice daraldı ve üzerimdeki geride kalma baskısı iyice artmaya başladı ne yapıp ne edip kalabalıktan kurtulmalıydım, herkes batonlarına sarıldı ilk kez kendimi iyi hissediyor batonsuz olarak patikanın sağına soluna atlayarak geçebildiğim kadar yarışmacıyı geçmeye çalışıyor önümü boşaltmaya çalışıyordum. İlk durağım Ospitale 18.kilometre ikmal noktasıydı buranın zaman sınırı yoktu ama sadece su doldurup hızlıca devam etmeliydim. İrtifa kazandıkça gecenin soğuk havası içimi ürpertiyordu ancak planlarımı bozmamak için durmamalıydım, yağmurluğu ilk zaman sınırında giyecektim, ne gereksiz bir çaba dur ve giy en fazla iki üç dakikana mal olacak ama o anki hisler buna izin vermiyor. Sonunda Federavecchia göründü tahmini süremden 10 dakika önce ulaşmıştım, bu 10 dakikayı iyi değerlendirip ayrılırsam kendi planlarım için avantaj yakalamış olacaktım. Rüzgarlığımı giyip birşeyler atıştırınca hemen oradan ayrıldım...

2 / RIFUGIO AURONZO 15.5 KM. +1200 MT.
Artık güne doğru koşuyordum, bacaklarımı iyi hissediyor batonlarımı açmamakta ısrarcıydım. Büyülü ormanın içinden geçerken arkamda bir anda büyük bir gürültü koptu, sanki ağaçların arasından kocaman bir kaya parçası üstümüze doğru geliyordu, korku ile geri döndüm ve işte o an doğanın müthiş yaratıklarından biri ile karşılaştım; bir geyik! Ne  yol ne bir patika olan ormanın içinde inanılmaz bir hız ile aşağı doğru koşuyordu, o kadar güzel o kadar doğanın parçasıydı ki, artık sadece belgesellerde izleyebildiğimiz bu güzelliğe o korkunc silahlarımızla zevk için ateş edebildiğimize inanmak çok acıydı, ardından güzel geyik geldiği gibi gözden kaybolurken ben de karanlık ormanlardan göz alabildiğine açık tepelere doğru ilerlemeye başladım, hızlı gittiğim 40 kilometrenin getirdiği yorgunluğu artık hissediyor ve batonları çıkartıp onlardan güç alıyordum. Sonunda çok rüzgarlı buz gibi bir tepenin üzerindeki Rifugio'ya ulaşıyorum, saat 07.30 tahmini süremden 20 dakika önce içerideyim. Hızlıca yenilenip dışarı atıyorum kendimi, eğer içliğiniz terledi ise burada mutlaka kuru bir içlik giyin üzerinizde de rüzgarlığınız olsun ve gelsin muhteşem "Tre Cime" tepeleri Dolomiti'lerin ünlü üçüz tepelerinde fotoğrafçılar sizi bekliyor o yüzden büyülenip fotoğraf çekmekle vakit kaybetmeyin çünkü daha yolumuz uzun...

3 / CIMABANCHE 17,6 KM. +300 MT.
"Cimabanche" drop bag noktası yenilenip temiz kıyafetlerle zorlu yolculuğumuza devam edeceğimiz yer. Burada en önemli ayrıntı tuvalet kabinleri, gayet temizler bu sebeple Cimabanche'de tüm ihtiyaçlarınızı giderin ve yarışın ikinci bölümüne bomba gibi başlayın. Bu kontrol noktasına ulaşmak daha kolay olduğu için aklımda paylaşabileğim bir anı kalmamış, haydi devam edelim bakalım nereye gidiyoruz...

4 / MALGA RA STUA 9,3 KM + 600 MT
Cimabanche kontrol noktasına tahminlerimden 45 dakika önce girince oldukça neşeli olarak başlıyorum 9 kilometrelik bölüme fakat artık vücut yorgun, her türlü enerji kaynağına açım, dur kalk ilerliyorum ama hala aklım yerinde ve çok problem olmadan kontrol noktasına beklentimden 35 dakika önce giriyorum, yarış zaman sınırların 3,5 saat önündeyim. Cimabanche - Malga Ra Stua için şunu söyleyebilirim hızlı geçilebilecek bir bölüm sorunsuz geçilebilir fakat Malga Ra Stua'da eğer vaktiniz varsa daha çok dinlenin, mental olarak güçlenin ve neşeli olun tadını çıkartın...

5 / RIFUGIO COL GALLINA 19,6 KM + 1250 MT
Seni hiç unutmayacağım "Rifugio Col Gallina" bu ara geçiş benim için yarışın en zor bölümüydü, irtifalı bölümlerinden ziyade düzlüklerinde çok hırpalandım. Havanın ısınması ve ormanın dışında olmamız sıcaklığı çok daha fazla hissetmemize sebep oluyordu, bembeyaz taşların üzerinde ilerlerken dört bir yanım dağlarla çevrili nereden çıkacağımı anlayamıyorum adeta nefesinizi daraltıyor ve üzerinden atlayamacağınız Alpler'in buz gibi suları yolunuzda setler oluşturuyor, önümdeki koşucular çözüm arıyor sudan kurtulmak için durmuyorum buz gibi sulara atlayıp geçiyorum, bazen o kadar şiddetli oluyor ki dengede durmakta zorlanıyorsunuz, sonunda bu bölgede kendimle kavgamla başlıyor; "koşmayacağım diyorum vaktimde var niye acele ediyorum ki hayır hayır koşmayacağım" ve gerçekten de koşmayı bırakıyorum. 
Ertesi gün kendime en kızdığım yeri oluyor yarışın burası oysa düzlükleri çok daha iyi değerlendirebilirdim buna rağmen hala tahmini süremden öndeyim ve Gallina'ya yorgun argın giriyorum ohhhhhhhhh...

6 / PASSO GIAU 7,4 KM +600 MT
Artık 95. kilometredeyim, son viraja girmeme çok az kaldı, in çıklar bitmiyor, algım sık sık değişiyor, beslenmeyi unutmamam lazım güçlü olmalıyım, çevremde konuşulan bütün yabancı diller Türkçe gibi gelmeye başladı bu sırada ters yönden gelen bir kadın ve bir erkek görüyorum belkide geziyorlardır fakat bunlarda Türkçe konuşuyor hem de bizim Türkçe yahu. Bu çılgın ikilinin gerçekten Türk ve daha sonradan öğrenecegim üzere Sertan ve Serkan Girgin kardeşlerin "Koşarak Alpler" organizasyonuna katılmış Banu Aysolmaz ve Deniz İren olduğunu öğreniyorum. Kısa ve eğlenceli sohbet aklımı yerine getiriyor kısa süre sonra Passo Giau'ya ulaşıyorum...

7 / CORTINA BİTİŞ ÇİZGİSİNE 17,6 KM +250 MT
Canım +250 metre de neymiş demeyin, of of hala tırmanıyoruz, nerede o son iniş, nerede nerede! Hava hafiften kararıyor sıcaklık mükemmel fakat risk almak istemiyorum kısa kollu formamın altına uzun kollu içliğimi ve en üste kolsuz hafif bir rüzgarlık giyiyorum, bu ikinci gece için yeterli olmalı ve sonunda karanlık Dolomiti'lere çöküyor son 10 kilometre kaldı yükseklerde bir yerlerdeyim, sanırım sonunda Cortina'ya doğru inmeye başlayacağım aklıma bitiş çizgisinde üşüyebileceğim geliyor, Cortina'ya benimle birlikte gelmiş hem bana destek olan hem tatil yapan ağabeyim Kerem'i arıyorum, aklımda ondan polar yeleğimi istemek var ama ağabeyim hiç oralı değil yorgun olduğunu ve otelde beni bekleyeceğini söylüyor belli etmesemde kızıyor ve batonlarımı katlayıp kaldırdıktan sonra karanlık ve ağaç kökleri ile dolu kaygan 10 kilometrelik inişten aşağı doğru benden beklenmeyecek bir beceri ile koşmaya başlıyorum. Düşme korkusunu kafamdan atarak gidebileceğim en yüksek hızla ilerlerken sonunda ışıklar görünüyor, biliyorum ki bu muhteşem görsel şov sunan harika yarış ile vedalaşma vaktim geldi. Cortina içindeyim, cafelerde eğlenen insanlar sokağa taşıp beni ve geçen diğer yarışmacıları kutluyorlar, aniden tanıdık bir ses duyuyorum, ağabeyim şaka yapmış beni bekliyor kenarda, neşem daha da artıyor koşuyor ve selamlıyorum Cortina'yı... Mutlu sonun ardından saatimi kontrol ediyorum "24 saat 30 dakika" tahminlerimden bir saat önce bitiriyorum. Ve artık tatil başlayabilir... 
Okuduğunuz için teşekkürler şimdi biraz fotoğraf ve bu yarışa katılmayı düşünenler için bir iki küçük ayrıntı paylaşacağım.

Konaklama : Cortina'ya yazının başında belirttiğim gibi Venedik havalimanından Atvo otobüslerle gidebilirsiniz ama biletinizi önceden alın ve mutlaka biletinizin çıktısı yanınızda olsun. Cortina küçük bir kasaba ve her yeri otellerle dolu, merkeze olan mesafesine göre fiyatlar değişiyor biz başlangıç alanına yürüyerek 8-10 dakika olan Corona oteli seçtik ve çok memnun kaldık. Haritadan incelerseniz buranın expo alanı olan ice stadyum ve Cortina merkezin ortasında olduğunu görebilirsiniz bu sebeple otel arayışlarınızda mesafe hesaplamalarınız için Corona oteli ölçü alabilirsiniz.
 Corono Otel
Ve Corono otel kahvaltı salonundan manzaram


Üstteki üç otel fotoğrafı başlangıç çizgisine çok yakın bu sebeple arzu edenler fotoğraflardan otellerin isimlerini alıp inceleyebilirler.
İşte başlangıçtaki kalabalık sakın arkalarda başlamayın...


Sabah çok soğuk, üşüyorum...


 İyiyim iyiyim...
Yok yok yorgunum...
Bu yarış bitecek...
Ve bitti...
 Zach Miller
 Seb Chaigneau
Ve ağabeyim Kerem Aslan

Yarış Malzeme Listem
Ayakkabı : Artık Nike Terra Kiger'dan vazgeçmek yok benim ayağıma çok iyi uyuyor. Bu ayakkabı ile ikince kez 120k koşuyorum ve sonuç şahane sıfır hasar, su toplama emaresi dahi yok. 
Çanta: Salomon 12 litrelik skin adv.
Diğer: Kalenji forma, kalenji şort, kalenji çorap, kalenji içlikler, nike uzun tayt, Salomon Bonatti Yağmurluk, nike eldiven, buff şapka, genaoute 140 lümen kafa feneri 2 adet, 3 adet powerbank, suunto ambit 3 run ( saat süper ama uygulamaları berbat 3. Kez +100 kilometrelik koşumu senkronize edemedi, hayal kırıklığı )
Batonlar: ali express karbon batonlar, kırılmadılar ve sınıfı geçtiler.
Gıda takviyesi olarak yanıma her 20 kilometrede bir kullanmak için Decathlon'dan 6 adet jel, 4 adet ev yapımı granola bar ve 6 adet züber marka bar aldım.


Sevgilerimle Alp Aslan...

Yorumlar

  1. Super super super, ayaklarina ve kalemine saglik

    YanıtlaSil
  2. tebrikler, çok güzel bir yarışı çok iyi zamanda bitirmişsiniz

    YanıtlaSil
  3. Süpersin Alp, başarılarının devamını dilerim. Bundan sonra hangi maceranı okuyacağız?

    YanıtlaSil
  4. Tebrikler, teşekkürler, saygılar. Yazı benim için oldukça yol gösterici oldu.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumlarınız

Bu blogdaki popüler yayınlar

YARIN ÇOK EĞLENECEĞİM - İDA ULTRA 94K

İda ultra maratonu böyle bir gecenin sabahında başladı benim için... İyi geceler arkadaşlar, iyi geceler, iyi geceler; yaşasın yarın çok eğleneceğim...
Saat 04:30 Günaydın Arkadaşlar... Hızlıca yapılan son hazırlıklar, besleyici ve hafif bir kahvaltı ardından Aydos537, Ramada otel lobisindeki yerini alıyor. Saat 06:00 ve sabahın karanlığında bizi başlangıç noktası olan Yeşilyurt köyüne götürecek servislere doğru ilerliyoruz bir yanımda Alpaslan Bodur diğer yanımda Harun Alışır ama Alpay Dede yok neyse koca adam servisi kaçıracak değil ya evet öyle de oldu nam-ı diğer Kobretti son dakikada servisteki yerini aldı...

Neşeli bir yolculuğun ardından sevimli Yeşilyurt köyündeki heyecanlı bekleyişimiz başlıyor.
Herkesin yüzünde bilinmeze doğru yapılacak seyahatin endişesi var...


Saat 07:00 Koşalım Arkadaşlar...
Yarış köy içinden tırmanışla başlıyor, hava nefis, koşmak için çok ideal, üzerimde kısa tayt ve kısa üst formam var. Tırmanış yaklaşık 3 km. kadar sürüyor yine herzaman ki gibiyim tüm vüc…

ÇEKİRDEK - Salomon Kapadokya Ultra 30K- 2017

Senin için çekirdek yemek kadar kolay, kulağa hoş geliyor aslında, koş gitsin, sen ne kilometreler katettin bunumu yapamayacaksın, belki de yapamam belki de yaparım, haydi bu sefer de hislerimiz üzerinden bir ultra koşuya bakalım...


Salomon Kapadokya Ultra 30K- 2017
120 kilometrelik Utmb/Tds maratonum 1 Eylül'de sona erdiğinde sıradaki hedefim aylar öncesinde belliydi, Türkiye'nin en iyi yarışlarından biri olan Kapadokya Ultra maratonunda 60k koşacaktım ancak daha önceki yıllarda 110k ve 60k parkurlarını tamamlamış olduğumdan 36k'da koşmaya karar verdim böylece hem tüm parkurları tamamlamış olacak hem de kendime daha kolay bir koşu ile ödül vermiş olacaktım. Kazın ayağı böylemi bunu daha sonra anlatacağım şimdilik yarış öncesine dönelim...

Yarışlara mümkün olan en erken tarih ve saatte gitmeye çalışırım, ortama alışmak son hazırlıklarınızı rahat rahat yapmak çok önemlidir, bu sebeble 20 Ekim sabahı erken bir uçuşla güzel Ürgüp sokaklarının havasını teneffüs etmeye başladım. D…

AĞABEY 15 KURUŞ DAHA VERECEKSİN

Böbrek taşımı düşürüyorsunuz, deşarj olmaya mı ihtiyacınız var, Sahra çölüne gitmeden 4*4 araç keyfini mi deneyimlemek istiyorsunuz, denge sorununuz mu var, sosyalleşmek hiç tanımadığınız insanlarla iç içe mi olmak istiyorsunuz; buyrun o zaman Kadıköy-Pendik minibüs hattına...
Bu yıl benim için hiç olmadığı kadar minibüs camiası ile omuz omuza bir yıl oluyor her yolculuğum ayrı bir keyif ayrı bir heyecan. Şoförler o kadar ince düşünceliler ki sizi daha evinizden çıktığınız an beklemeye başlarlar dıt dıt larını takip ederek kendinizi minibüs yolunda bulursunuz ve tam karsınızda belirir o usta şoför, sağ el vitesde sol el dışarı sarkmış içerideki misafirlerini rahatsız etmemek için sigarasını dışarıda tutarken elinin üşümesini bir an bile düşünmez, başını sağ omuzunun üzerinden uzatıp sizin yolunuzu gözler eğer onunla ilgilenmezseniz sizi minibüsüne alana kadar dıt dıtlamaya devem eder dıt dıt dıtttttttt.... Ayağınızı içeri atmanızla harekete geçmeniz bir olur ilk vites değişimi ile bi…